Arşiv

Archive for the ‘İçişleri Bakanlığından Haberler’ Category

Ankara Anlaşmasında kalıcı oturum başvuruları incelemeye alınmaya başlandı

Ankara Anlaşması dosyalarına bakan İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın ECAA ekibi, Ankara Anlaşması dosyalarında kalıcı oturum ile ilgili İçişleri Bakanlığı kesin bir karar verene kadar kalıcı oturum başvurularını yeniden incelemeye başladıklarını açıkladı. Ancak bu durumun bakanlık yeni yönetmelik hazırlayana kadar süreceği belirtildi.

Bakanlığın ne zaman yönetmelik hazırlayacağı ve kalıcı oturum başvurularının yönetmelik hazırlandıktan sonra ne olacağı sorusuna ise yanıt verilmedi ancak başvuruların, başvuru tarihi sırasına göre değerlendirilmeye alınacağı belirtilmekle yetinildi. En son çoğunlukla Ekim 2016’da yapılmış başvurular incelemeyi beklediği için,  yeni başvurmuş olanların dosya yığılması nedeniyle bir süre daha beklemesi gerekecek.

Aydoğdu davası olarak bilinen ve 8 Mart 2017’de Ankara Anlaşması vizelerinde kalıcı oturumu kaldıran yüksek mahkeme kararı sonrasında, İçişleri Bakanlığı kalıcı oturum başvurularını incelemeyi durdurmuş, ancak yasal süre olan 2 ay içinde yönetmelik değişikliğini gerçekleştirememişti. İngiltere İçişleri Bakanı Amber Rudd, 8 Haziran seçimleri öncesinde yaptığı açıklamada yeni yönetmelik için hukuksal destek araştırdıklarını ve soruna çözüm bulunacağı sözü vermişti.

Daha önce yayınladığım ‘Ankara Anlaşması’nda ümit verici gelişme‘ başlıklı blog yazımdaki davaya konu olan G. Cicekli davasında da 1 Ağustos tarihine kadar İçişleri Bakanlığı savunma vermediği için yüksek mahkemede ‘default judgement’ olarak adlandırılan, davanın otomatik kazanıldığı bir sürece girilmişti. Çiçekli davası, Aydoğdu davası ile tamamen aynı hukuki temellere dayanıyor. Garth Coates hukuk bürosu avukatlarının büyük önem verdiği bu davada, İçiçleri Bakanlığı mahkemenin 2 ayrı uyarısına ve süre uzatımına rağmen bir savunma veremedi ve dava default judgement sürecine girdi.

Çicekli davasındaki Default Judgement ile ‘Ankara Anlaşmasında olanların ve eşlerinin kalıcı oturum haklarının elinden alınamayacağına hükmedilebilecek. Müvekkilimizin Aydoğdu davasından farklı olarak bu davayı kazanması, daha da onemlisi kararın bir başka yüksek mahkeme yargıcı tarafından verilmesi, önceki Aydoğdu davasının iptali anlamına gelecektir.

Çicekli davası 1 Eylül 2017’de yüksek mahkemede görülecek. Daha öncesinde, ara mahkeme yargıcı, Aydoğdu davasının Bakanlık avukatları tarafından emsal gösterilmesine rağmen bu davamıza yüksek mahkemeye gitme izni vermişti. Ara mahkeme yargıcının verdiği bu karardan sonra Aydoğdu davası hakkında sona gelindiği umidi hepimizde oluşmuştu.

Çicekli davasında yüksek mahkeme yargıcının default judgement’i uygulayacağını ümit etmekteyiz. Hatırlatmakta yarar var, bu davaya bakan yargıcın vereceği karar kesin değil ancak İçişleri Bakanlığı’nın bir savunma geliştirememesi karşısında hakimin çok fazla bir seçeneği de olmayacaktır. Çicekli davası aynı zamanda, yeni yönetmelik hazırlandıktan sonra durumlarının ne olacağını merak eden Ankara Anlaşması vize sahiplerinin endişeli bekleyişlerini de sona erdirecektir.

1 Ağustos tarihli ECAA ekibinin açıklaması:

Dear Sirs,

:Regarding Suspended ILR Applications.

As you are aware, the decision in Aydogdu made clear that the ‘standstill clause’ does not apply to settlement applications under the 1973 Rules. The judgement was made by the President of the Upper Tribunal and there is no reason to depart from it. However, the Home Office will consider the judgement carefully. If changes are made to the policy then these will be announced

Following the judgement, there has been a delay to the processing of ECAA ILR applications. We are now considering applications as normal whilst we consider the judgement and whether any changes should be made to guidance and policy. Applications will be considered in strict date order.

Bu açıklamada son paragraf, Ankara Anlaşmasında kalıcı oturumda olanları diken üzerinde bırakmaktadır. Ancak 1 Eylül’den sonra Çicekli davasının sonucuna göre herşeyin değişebileceğini belirtememiz gerekiyor. Aydoğdu davasında mahkeme hakiminin politika kokan kararının bir başka mahkeme tarafından iptal edilmesinin gerektiğini belirtmiştik. Umarım bu beklenen mahkeme uzun sürmeden Çicekli davası ile gerçekleşir.

Istanbul’daki İngiliz Konsolosluğu Vize Biriminin Teftiş Raporu Açıklandı

İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosluğu vize birimi, bu yılın Ocak – Mart ayları arasında, İçişleri Bakanlığı müffettişlerince incelemeye alındı. Rutin olarak ortalama her 4 veya 5 yılda bir yapılan bu incelemelerin amacı, vize merkezlerinin kaliteli bir servis vermelerini sağlamak ve verilen vize red veya kabul kararlarının doğruluğunu analiz etmek.

Geçtiğimiz mayıs ayında açıklanan ve parlamentoya sunulan son rapora göre İstanbul Başkonsolosluğu, çok başarılı bir performans göstermiş. Rapordan belli başlı önemli konuları şu şekilde sıralamak mümkün:

  • 15 Temmuz darbe girişimi sonrası vize başvurularında artış var ancak bu artış hemen olmamış. Darbe girişimi sonrası ilk 3 ayda başvurularda bir artış değil, aksine ilk etapta bir azalma olmuş. Ancak bu ilk 3 aydan sonra yani Kasım 2016 dan itibaren vize başvurularındaki artış hissedilir derece gözleniyor. Örneğin darbe öncesi Haziran 2016’da ortalama günlük başvuru sayısı 1708 iken, bu rakam Haziran’da 1028, Ağustos’ta 1088, Eylül’de 917 ve Ekim’de 1215 olarak gerçekleşiyor. Ancak Kasım ayında en yüksek değerine ortalama 2000’e ulaşıyor.
  • Yine Kasım ayında vize memurları günde 137 vize dosyasına bakıp karar vermişler. Rapora göre bu her 3 dakikada 1 vize kararı demek oluyor.
  • Deneyimlerimle bildiğim için burada eklemek istiyorum. İngilterede bir vize memuru ortalama 4 veya 5 dosyaya bakıyor. Bu sayıyı, Istanbul’daki memurlarla karşılaştırdığımızda, Istanbul’daki memurların onca eleştiriye rağmen gerçekten çok özverili çalıştıklarını söylemek mümkün.
  • Türkiye’deki politik durumdaki belirsizlik ve terör saldırıları memurların verimli çalışmalarının önündeki en önemli engel.
  • Bir başka engel ise, sıklıkla yaşanan elektrik kesintilerinden dolayı entegre sistemlerin devre dışı kalması ve vize kararlarının gecikmesi. Bazen başvuruların anlamsız şekilde uzadığını gördüğümüzde bunun nedeninin sıklıkla yaşanan ve bazen çok uzun süren elektrik kesintileri olduğunu tahmin etmek zor değil zira bu durumda online sistemde sorgulama yapılamadığı için memurlar dosya hakkında karar veremiyorlar.
  • Müffettişler, rastgele seçtikleri 204 red dosyasından 40’ının dosya içeriklerini göremedikleri için, verilen red gerekçelerinin mantıklı olup olmadığını onaylayamıyorlar. Burada müffettişler, Birleşik Krallık Vize ve Göçmenlik Dairesini, red verilen her dosyanın sanal veya gerçek kopyalarının saklanması konusunda uyarıyor.
  • İstanbul’a gidip konsoloslukta teftişe başlamadan önce, müffettişler rastgele 40 turist vizesi başvurusunu inceliyorlar ve bunlardan sadece 3’ünün red gerekçelerinin yanlış veya yetersiz olduğunu belirliyorlar. Örneğin: İngiltere’de lise eğitimi alan oğlunu ziyaret etmek isteyen bir anneye verilen red gerekçesinde, ‘kızınız mezun olmuş’ ibaresi yer alıyor. Bu, memurların red gerekçelerini yazarken, bir başka birinin red gerekçesini kullandıklarını ve kopyala yapıştır yöntemiyle red gerekçelerini yazdıklarını ortaya koyuyor. Ankara Anlaşmasında kopya iş planlarına kolaylıkla red veren memurların bizzat kendileri, kopyalama yapmaktan geri durmuyorlar.
  • İstanbul’da inceleme yapılırken rastgele seçilen bir başka 127 dosya içinden 27’sinin haksız, ilgisiz ya da nedeni anlaşılamayan gerekçelerden dolayı red olduğu konusunda fikir beyan ediliyor. Memurların red verdikleri gerekçelerle dosya içindeki belgeler uyuşmuyor. Örneğin bir memur, banka ekstresinin verilmeyişini red gerekçesinde kullanmış ancak müffettiş banka ekstresinin dosyada olduğunu ve memurun dikkatlice incelemediğini belirtiyor. Bu red dosyalarından, red gerekçesinin kesinlikle haksız olduğu düşünülen bir tanesinin red kararı iptal ediliyor ve başvurana vizesi veriliyor.
  • Müffettişler, bundan sonra başvuracak olan Türk vatandaşlarını çok ilgilendiren bir konuda daha görüş belirtiyorlar: Türkçe evrakların yetkili tercümanlar tarafından çevrilmemesi ya da hiç bir şekilde çevirilmemesi.
  • Bazı dosyalarda görülen Türkçe belgelerin neden İngilizce çevirilerinin olmadığı sorulduğunda, bu tür Türkçe evraklarda konsoloslukta çalışan Türklerden yararlanıldığı cevabı alınıyor. Müffettişler, bunu mantıklı ve akılcı bulmalarına rağmen, vize başvurularında verilen Türkçe evrakların yönetmeliklere uygun şekilde çevrilmemesi durumunda dosyanın kabul edilmemesi yönünde memurları uyarıyorlar.
  • Raporun bu bölümünden şu anlam çıkabilir: Bundan sonra vize başvurularında verilen her tür Türkçe belgenin yönetmeliğe uygun şekilde çevirileri yapılmalı. Bunlara banka ekstreleri ve çoğunlukla sadece rakamlardan oluşan Sosyal Güvenlik Kurumu belgeleri de dahil.
  • Yönetmelik, çevirilerde şunları istiyor:
    • Çevirinin tam ve eksiksiz yapıldığının çevirmence onayı
    • Çeviri tarihi
    • Çevirmenin tam adı ve imzası
    • Çevirmenin iletişim bilgileri ve adresi
  • Yönetmelik, noter onaylı çeviriyi zorunlu kılmadığı gibi, bir tercüme ofisi kullanılmasını da gerektirmiyor. Başvuranın bir arkadaşı da çeviriyi yapıp, yukarıda belirtildiği gibi çeviriyi tam ve eksiksiz yaptığını belirtmesi, adını soyadını ve imzasını, çeviri tarihi ile birlikte atıp telefon numarası ve adresini yazması mümkün.
    •  (Örneğin her çevirinin altına şöyle bir ibare yazılması yeterli):

      I. Ahmet Vatandaş. residing at Karanfil Sk 12/3. Kizilay. Ankara. hereby declare that I have a sufficient knowledge of the English and Turkish languages and certify that the above translation from Turkish original is true and correct in all respect. 10 January 2016. TEL: 03124184460

  • Müffettişler, İstanbul’daki memurları genelde başarılı bulmalarına rağmen, bazen verilen kararların otomatik sistem puanlamasına göre yapıldığının tahmin edildiğini de belirtiyorlar. Normalde vize merkezlerinde, başvuranın risk durumuna göre 3 tür risk sınıflaması yapılır. Kırmızı, Sarı ve Yeşil. Kırmızı vize verilmesi en riskli olanları, Sarı evrakların dikkatlice incelenip karar verilmesini ve Yeşil ise riski en düşük olanları yani kolay vize verilebilecekleri işaret ediyor ve memurlar bu işaretlere göre işlem yapıyor. İstanbulda ise, bu 3 sınıflandırmanın yanında 4. bir sınıflandırma daha var. Süper Yeşil grubu. Bu grup, başvuranın evraklarına ve önceki göçmenlik kayıtlarına göre en risksiz olanları belirtiyor. Süper Yeşil grubunda olan vize başvurucularının dosyaları vize memurlarının önüne gitmeden doğrudan yardımcı konsolosluk personelinin önüne gidiyor ve bu personelin vize vermesi mümkün oluyor. Bu şekilde, vize memurlarının yükü hafifletilmiş oluyor. Bu sınıflandırmayı yapan ise, başvuranın doldurduğu formu ve İngiltere sınır kontrolünde tutulan kayıtları inceleyen bir bilgisayar programı.
  • Ancak bu sınıflandırmayı değerlendirip, evraklara bakmadan karar veren memurların olduğu da raporda belirtiliyor. Örneğin, iki kez red alan biri, üçüncü başvurusunda farklı doğum tarihi girdiği için bilgisayar sistemi bu kişinin risk sınıflandırmasını daha düşük risk değerleri olan sarı veya yeşil ile sınıflandırıyor. Bu kişiye vize veren memurun dosyaya bakması durumunda başvuranın doğum tarihinin yanlış olduğunu görmesi, dolayısıyla risk analizinin de yanlış olduğunu farketmesi mümkün. Bunun farkedilmeden vize verilmesi, memurların bazen evrakları ya yeterli incelemediklerini ya da hiç incelemedikleri sonucunu doğuruyor. Bu kişiye vize verilmesine rağmen,  doğum tarihinin yanlış olduğunun nasıl anlaşıldığı sorusunu müffettişler, bu kişinin parmak izinden daha önce 2 kez red aldığının belirlendiğini belirtiyorlar.
  • Bu sınıflandırma, vize alması yüzde yüz garanti birinin anlamsız şekilde vizeden red almasına neden olurken, vize alması imkansız olan bir başka birinin de vize almasını sağlayabiliyor. Bu durum, sıklıkla karşılaşılan ‘falanca kişi benden daha az para gösterdi, işi de yoktu, özellikleri bana göre daha riskliydi. O vizesini aldı ama bana vermediler‘ yakınmalarına bir açıklama getirmiş oluyor.

Ankara Anlaşması: Türkiye’den başvurulara yanıt verilmeye başlandı.

29 Mart 2017 ve sonrasında Türkiye’den yapılan başvurular, İçişleri Bakanlığı kararıyla bekletilmeye alınmıştı. Aradan geçen yaklaşık 8 haftalık bir süreçte yanıt alamayan başvurucuların endişeli bekleyişleri artık sona erdi.

Türkiye’deki başvuruların, geçtiğimiz Pazartesi’den itibaren incelenmeye alındığını ve sonuçların yakında başvuranlara iletileceği öğrenildi. Başvuruların incelenmesine 29 Mart 2017’den itibaren başvuranlardan başlandığı için, sonuçlar başvuru tarihine göre incelenecek. Bu anlamda, bu daha geç başvuranların sonuç alması biraz zaman alabilecektir.

 

 

Ankara Anlaşmasında ümit verici yeni bir gelişme

Geçtiğimiz hafta, İngiltere’de Ankara Anlaşmasında olanlarda deprem etkisi yaratan ve Ankara Anlaşmasında olanlara kalıcı oturum izninin verilmemesine neden olacak mahkeme kararından sonra bugün yeni ve olumlu sayılabilecek bir gelişme oldu.

8 Mart 2017 tarihli yüksek mahkeme kararı, [R (on the application of Aydogdu ) v Secretary of State for the Home Department (Ankara Agreement – family members – settlement) [2017] UKUT 167 (IAC)], Ankara Anlaşması vizelerinde, ‘stand still’ uygulamasının kalıcı oturumu kapsamadığına hükmetmiş ve 20 Mart’tan itibaren İngiltere İçişleri Bakanlığı (Home Office), bu mahkeme kararına uygun olarak, kalıcı oturum başvurularını askıya almıştı.

Mahkeme kararı sonrasında, Ankara Anlaşmasında olanların 4. yıldan sonra ne olacakları tartışılırken, bugün bir başka mahkemeden ümitlendiren bir karar çıktı. 8 Mart tarihli mahkeme kararına konu olan Hacer Aydogdu ile tamamen aynı koşullarda olan bir müvekkilimize, yüksek mahkemeye gitme izni verildi. Müvekkilimizin dosyasına bakan hakimin bu izni verirken, Hacer Aydogdu kararını dikkate almamasını önemsiyorum zira bana göre “yanlış olan bir yorum” ve “iyi savunulamayan bir dava sonucu oluşan” bu kararın, hukuki temelden uzak ve önceki yüksek mahkeme kararlarıyla çelişkili bir karar olduğu yönündeki düşüncelerimde ne denli haklı olduğumu gösteriyor.

Ara mahkemenin yüksek mahkemeye gitme izni vermesinden sonra, müvekkilimizin duruşmasının 1 Eylül 2017’de görülmesi kararlaştırıldı. Ancak İngiltere İçişleri Bakanlığının avukatlarının bu dava görülmeden bizimle uzlaşmak isteyeceklerine inanıyorum. Bunun nedeni de; açtığımız davada kullanacağımız argümanların çok güçlü ve daha önce Supreme Court’da (En Yüksek Mahkeme) kabul edilmiş argümanlar olduğunu biliyoruz. Bu sebeple, İngiltere İçişleri Bakanlığı müvekkilimizin talebini yerine getirip, ve hatta üstüne tazminat ödeyerek dava görülmeden konuyu kapatmak isteyebilir. Çünkü, dava görülmeden konu kapatılırsa, açtığımız dava diğerlerine emsal teşkil edemeyecek ve sadece müvekkilimizin yararlanacağı, benzer durumda olan diğer kişilerin yararlanamayacağı bir sonuç doğuracaktır.

Benzer bir uzlaşma örneği de geçtiğimiz yıl Kasım ayında olmuştu. İngiltere İçişleri Bakanlığı, trafik suçu nedeniyle kalıcı oturum başvurusu red olan bir başka müvekkilimizin açtığı davada uzlaşma istemiş, varılan uzlaşma neticesinde müvekkilimiz ve tüm ailesine kalıcı oturumları verilmiş ve ayrıca 7,500 Sterlin tazminat ödenmişti. Ancak bu uzlaşma, mahkeme kararı olarak çıkmadığı için, trafik suçundan benzer redleri alan diğer kişiler bu davadan yararlanamamıştır.

Emsal teşkil edebilmesi için, davayı açan müvekkilimizin davayı sonuna kadar taşıması gerekecek. Maddi yükü çok büyük olacağı için, temizlik işi üzerinden Ankara Anlaşmasında kalıcı oturuma hak kazanan müvekkilimizin bu ciddi yükü tek başına taşıyabileceğini ve kolay kolay ikna edilebileceğini sanmıyorum. İşte bu nedenle, Ankara Anlaşmasında olanların birbirleriyle dayanışma göstermelerinin önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.

 

Ankara Anlaşması’nda çok kötü bir haber

Ek olarak: Turkiyeden Ankara Anlasmasina basvuranlara, gecikme nedeni belirtilmeksizin artik su sekilde emailler gonderilecek:

Dear Name Surname,

Regarding Visa Application: GWF Number
For: Name Surname

Your online application has been received in Sheffield, UK. Your application is currently being prepared for consideration by an Entry Clearance Officer.

If you have made a Settlement application (except for applications lodged in USA and Canada): you must ensure that your UK sponsor has sent all relevant supporting documentation to the visa section in Sheffield. The documents should be arranged in this order: application form and relevant Appendix* (See below); English language evidence; relationship documents; maintenance documents; accommodation documents. If documents are not received a decision will be taken on the basis on the information that has been provided.

If you have already had your supporting documents scanned in at the Visa Application Centre, or if you have already sent them in to us, please ignore the request for documents.

Please note that UKVI aims to complete all Visit Visa applications within 15 working days and all Settlement Visa applications within 12 weeks of the application date. If it is not possible to complete your application within this timeframe a member of our team will contact you to explain why.

If you have paid for Priority Service, your application will be placed in front of the queue and assessed ahead of other non-priority visa applications. As indicated in the terms of service, the amount paid for the priority service, as well as the visa fees, is not refundable if the visa application is refused or if the decision is delayed.

We regret that we are unable to respond to enquiries asking about the status of any application. Any status enquiry should be made to the international enquiry service, details of which are on the GOV.UK website. Staff at Embassies, visa processing centres and visa application centres cannot assist with visa enquiries. You may also wish to view the current processing times for applications made in your country.

A further email will be sent to you to confirm when your application has been assessed and dispatched. If your application was made in a Visa Application Centre, the staff there will contact you when your documents are ready – please do not attend the Centre until you are requested to do so.

Please note that you are advised not to purchase flight tickets until you have secured a visa for travel to the UK.

*List of Appendices:
Appendix 1 – Children / Other Dependants Appendix 2 – Spouse / Partner Appendix 4 – Pre-flight family members of Refugees Appendix 5 – Access Rights to Child

Further information is also available on the UK visas and immigration website.

Kind regards,

Sheffield Visa Section

Vizesiz Dünya

İngiltere’de yaşayan milyonlarca yabancının yanısıra, onbinlerce Türk vatandaşının da kendi elleriyle besledikleri BREXIT şimdi başta kendilerine oy verenler ve İngiltere’deki yabancılar olmak üzere toplumun her kesimini vurmaya başladı. Avrupa Adalet Divan’ından imzayı çekmeyi dahi konuşan bir ülke haline geldi İngiltere. BREXIT’den cesaret alan aşırı sağ kesimler ülkede ırkçı ve yabancı düşmanlığı söylemlerine ve fiziksel tacizlere hız kattılar. Ülke, giderek aşırı sağ söylemlerden etkinmeye başladı.

BREXIT nedeniyle, Ankara Anlaşması vizesinin her an kaldırılabileceği bu günlerde, bir darbede İngiliz Yüksek Mahkemesi’nden geldi.

15 yıldan fazla süredir, Türk vatandaşları için İngiltere’de çok önemli yer tutan Ankara Anlaşması vizelerinde, 8 Mart’ta yüksek mahkemenin verdiği son karar, Türk toplumunda deprem etkisi yaratacak. Nisan ayı sonunda kamuoyuna açıklanan bu karara göre, Ankara Anlaşması vizelerinde, alışılagelen kurallar baştan sona değişecek, Ankara Anlaşması ile İngiltere’de bulunan binlerce Türk vatandaşının hayatı çok ciddi şekilde etkilenecek.

Nedeni ve nasılı açıklayarak zamanınızı daha fazla almayacağım ancak çok kısaca, mahkemenin verdiği kararlar neticesinde, artık Ankara Anlaşması vizelerinde…

View original post 686 kelime daha

Ankara Anlaşmasında adalet geç de olsa tecelli etti

Brexit süreci telaşıyla Ankara Anlaşması vizeleri kalktı kalkacak derken, İngiltere’de yüksek mahkeme Ankara Anlaşması vizelerinde çok önemli bir karar verdi. Ankara Anlaşması vizelerinin her an kalkabileceği bu günlerde, yüksek mahkemenin verdiği bu kararın ne kadar önemi olduğu bilinmez ama, en azından vizeler kaldırılana kadar, Ankara Anlaşması vizelerinde red alanların haklarını arayabilecekleri mahkeme kapısı yeniden aralandı demek yanlış olmayacaktır.

Hatırlayacağınız üzere, Nisan 2015’te İngiltere İçişleri Bakanlığı Ankara Anlaşması vizelerinde mahkeme hakkını kaldırarak, bunun yerine “idari inceleme” denilen bir mekanizmayı başlatmıştı. Bir başka ifadeyle, 2015’e kadar Ankara Anlaşması başvurusuna red alanlar, dosyalarını bağımsız mahkemelere taşıyıp, tarafsız yargıçlardan dosyaları hakkında karar verilmesini istiyorlardı. Dosyayı inceleyen yargıç, İçişleri Bakanlığı memurlarının verdiği kararları hükümsüz kılabiliyor ve direkt vizeyi verebiliyorlardı. Mahkemeye taşınan hemen her 10 dosyadan 6 veya 7’si, yargıç kararı ile vizeyi alabiliyordu.

Ancak Nisan 2015’te hükümet, tüm vize sisteminde mahkeme hakkını kaldırdığında, Ankara Anlaşmasını da kapsam içine aldı. Mahkeme hakkını kaldıran hükümet, sözde daha etkili olacağı iddiasıyla ‘idari inceleme’ adını verdiği ucube bir mekanizmayı uygulamaya aldı. Bu uygulama, bakanlık memurlarının verdiği red kararlarına bir başka memurun yeniden karar vermesi üzerine kuruluydu. Buna ucube diyorum çünkü, bir memurun verdiği red kararını, yine aynı birimde bulunan bir başka memurun farklı bir karar vereceğini umut etmek gereksiz iyimserlikten öteye gitmeyecekti. Gerçekten de, son 2 yılda, Birleşik Krallık vize sisteminde verilen 5000’in üzerindeki red kararında, sadece 3 red kararı yeniden incelemeyi yapan memurlarca değiştirildi. Yani, mahkemelerde yüzde 70’e varan başarı oranı, idari inceleme sisteminde onbinde 6’ya kadar düştü.

Son 2 yıldır, Türk vatandaşlarının başvurduğu Ankara Anlaşması vizelerinde mahkeme kararının kaldırılmasının yasa dışı olduğunu ve Ankara Anlaşmasının ruhuna aykırı olduğunu anlatmaktan yoruldum. Türk vatandaşlarının bir araya gelerek bakanlığa karşı ortak bir dava açmaları için bu forum sitesinde çok defa çağrılar yaptım. Tabii, sonuç benim için sürpriz olmadı. Çağrılarıma bir kaç kişi dışında geri dönen olmadı ama bu arada yüzlerce Türk vatandaşı, ehliyetsiz veya yeteneksiz danışmalar ve hatta hiç bir yetkisi olmayan merdiven altı firmalarla başvurdukları Ankara Anlaşmasında red aldı ve mahkeme hakkı olmadığı için İngiltere’den ayrılmak zorunda kaldılar.

Ancak vize başvurusuna red alan bir Türk vatandaşı, çok yüksek masraflar yaparak tek başına yüksek mahkemeye gitme cesaretinde bulundu ve yıllardır ısrarla söylediğim gibi tek başına davayı kazandı. Yüksek mahkemede kazanılan bu dava, Ankara Anlaşması davalarında emsal teşkil edecek ve hükümet temyiz etmediği sürece, tüm Türk vatandaşları bu karardan yararlanacaktır.

Tabii, BREXIT sürecinin başladığı bugünlerde, bu kararın ne kadar önemli olduğu da tartışılabilir. Hükümet, AB’den ayrılma kararı ile, her an Ankara Anlaşması vizelerini askıya alabilir. Bu anlamda Ankara Anlaşması vizelerine başvurmak isteyenlerin acele etmeleri gerektiğini tekrar hatırlatmak istiyorum.

NOT: Çalıştığım Garth Coates Avukatlık Ofisi, önümüzdeki hafta başında, 3-5 Nisan 2017 tarihleri arasında İstanbul’da Ankara Anlaşması, İngiliz ve AB vize sistemi, AB ülkelerinde konut alarak veya yatırım yaparak vatandaşlık sunan programlar, vize redlerine itiraz davaları ve tazminat talepleri konularında özel bire bir ücretli toplantılar düzenleyecek. Toplantılarda ben de olacağım ve müvekkillerimize AB göçmenlik hukuku ile Ankara Anlaşması vizelerini anlatma şansım olacak. Katılmak isteyenler için detaylı bilgi: www.vizesizdunya.com/events

Avrupa Birliği Göçmenlik Programları İstanbul’da tanıtılıyor

Londra’dan Garth Coates Göçmenlik Hukuku Avukatlık Firmasınca yurtdışına yerleşmeyi düşünenlere yönelik Türkiye’de düzenlenen bu yılın ilk özel toplantıları 03-05 Nisan 2017 tarihleri arasında İstanbul’da yapılacak.

Toplantıların tamamı, toplantı konusuna göre 1 veya 1.5 saatlik oturumlar halinde katılımcıya özel toplantılardır ve üst düzey profesyoneller, işinsanları ve yüksek profilli girişimcilere Avrupa Birliği Göçmenlik Hukukunu tanıtmayı ve çifte vatandaşlık olanakları hakkında bilgi vermeyi amaçlamaktadır.

Ankara Anlaşması, Altın Vize (Golden Visa), Çalışma ve Oturum İzinleri, Yatırımcı Vizeleri, Portekiz, İspanya, Malta ve Kıbrıs’ta konut alarak oturum ve vatandaşlık programları tanıtılacaktır.

KONUŞMACILAR VE ORGANİZATÖR FİRMA

Garth Coates Immigration Solicitors ve Coates Global firmalarının uzmanları, Tamer Ulay ve Hayley Shepherd katılacaktır.

Seminerin organizatörü, Türkiye’den BERCAN TUR LIMITED ŞİRKETİ ve ICEP YURTDIŞI EĞİTİM Firması’dır.

Toplantılarımız için detaylı bilgi için:

TELEFON: (0212) 250 13 10

INTERNET: www.vizesizdunya.com

 

%d blogcu bunu beğendi: