İngiltere’de Ev Kiralamak Zorlaşıyor

Happy young couple getting keys of their new house. Close up of female hand receiving keys from house broker. Closeup of the hand of a real estate agent who give the house keys to a woman while her boyfriend signing a contract.

Birleşik Krallık parlamentosunun ev kiralamak isteyen yabancılara yönelik yasal değişiklikleri onaylamasının üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçti. Aradan geçen bu süreçte, ülkedeki yabancılar ev kiralamak istediklerinde giderek artan oranda zorlukla karşılaşmaya başladılar.

Yasal düzenleme, vizesi olmayan yabancılara ev kiralamayı yasaklıyor ve aksine davranan mal sahiplerine para ve hatta hapis cezası öngörüyor. Ancak risk almak istemeyen bazı mal sahipleri, çok daha fazla ileri giderek, hiç bir yabancıya evini kiralamazken, bazıları vizesi bitmek üzere olan veya vizesi 1 yıldan az olanlara ev kiralamak istemiyor. Bu doğal olarak, yabancılarda bir panik havasına neden oluyor.

Özellikle Ankara Anlaşması ile ülkede bulunanlar, daha büyük sıkıntı yaşıyorlar çünkü kendi işlerini yaptıkları için, maaş bordrosu ile gelirlerini ispatlayamadıkları için, kredi skorları çok düşük seviyede kalıyor. Bu da doğal olarak ev kiralamada ciddi soruna neden oluyor.

Bazı mal sahiplerinin aşırı temkinli davranmalarını anlayamıyorum. En azından ben, bu mal sahiplerinden biri değilim. Yakın dostlarımdan da evini kiraya verenler var. Ev kiralamada sıkıntı yaşayanlara, İngiltere’de kredi skoru gibi saçma isteklerde bulunmuyoruz. Türkiye’den gelmiş veya gelmek üzere iseniz ve ev kiralamada sorun yaşıyorsanız, tamer2@garthcoates.com adresinden bana ulaşırsanız, sizi gerekli yerlere yönlendirebilirim.

Vize redlerine karşı toplu dava hazırlığı

A crowd level view of hands raised from the spectating crowd interspersed by colorful spotlights and a smokey atmosphere

Ankara Anlaşmasında bir araya gelip dayanışma sağlanmadığı sürece, haksız redler devam edecektir. 

Özellikle Türkiye’deki Ankara Anlaşması başvurularına İngiliz konsolosluğunca verilen redler ve 15 Ekim 2015 tarihli son yönetmelikte yer alan hukuk dışı talimatlar, Ankara Anlaşmasında olan bazı vize sahiplerini harekete geçirdi. Sadece Ankara Anlaşması vizesi sahipleri değil, aynı zamanda Ankara Anlaşması vizesine başvurmayı düşünenler de, hiç bir hukuki gerekçeye dayanmayan haksız red gerekçelerine karşı toplu olarak hareket etmenin gerekli olduğunu düşünüyorlar.

Gerçekten de, hem keyfi vize redleri hem de hukuk dışı yönetmelik uygulamaları, bir çok insanı çileden çıkarmış durumda. Yola sigara izmariti attığı için, ya da eşiyle tartıştığı için vize reddi alanlar var. Ankara Anlaşmasındaki eş vizelerinde hukuk dışı 2 yıllık bekleme kuralı halen devam ediyor. Bu kurala uymayanlara red veriliyor. Kırmızı ışıkta geçen veya hız limitini aşanlara sınır dışı edilme kararları veriliyor. Polisten uyarı alanlar, bisiklet kullanırken yanlışlıkla kaldırıma çıkmış olanlar da haksız redlerle karşılaşıyorlar.

İş planı yetersiz olduğu gerekçesiyle red alan bankacılar, üst düzey profesyoneller ve yöneticiler var.

Vize redlerinde Ankara Anlaşmasında olanlara APPEAL yani göçmenlik mahkemesi hakkının verilmemesi de apayrı sorun olmaya devam ediyor ve vize memurlarına keyiflerine göre karar vermelerine yol açıyor.

Bütün bu sorunlarla tek tek birey olarak uğraşmak hem çok pahalı mahkeme süreçlerini gerektiriyor hem de çok uzun stresli bir bekleme dönemi gerektiriyor. Oysa, Ankara Anlaşmasında olanlar veya Ankara Anlaşmasına başvurmayı düşünenler kendi aralarında birleştiklerinde, tek bir dava ile yukarıda sayılan tüm gerekçelere karşı örnek bir mahkeme kararı alarak geleceklerini daha sağlama bağlayabilirler.

Önümüzdeki ay, Ankara Anlaşmasında olanlar ve Ankara Anlaşmasına başvurmayı düşünenler için, ortak eylem kararının verileceği bir toplantı organize edilecek. Amaç, ortak hareket ederek, haksız ve hukuksuz redlere karşı şimdiden adım atmak. Bunun için örgütlü bir çalışma ve açılacak dava için bir fon oluşturmak gerekiyor.

Katılmak isteyenler, ecaa2_ar@yahoo.com email adresine yazabilirler.

Ankara Anlaşması vize redlerinde akıl almaz gerekçeler

man-pulling-hair-out-2İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkmasının oylanacağı 23 Haziran referandumuna sayılı günler kala Ankara Anlaşması vizelerindeki redlere giderek artan bir oranda rastlanmaya başlandı. Özellikle, Türkiye’den vize başvurusunda bulunanlara, son haftalarda çok ciddi oranda red verilmeye başlandığı gözleniyor. Bunun en son örneği, İstanbul’da vergi rekortmeni bir işkadınının yaptığı başvurunun, insan zekası ile alay eder gibi sudan sebeplerle red edilmesi.

Mevcut firmasında  20’in üstünde eleman istihdam eden bu işkadını, şu anda Türkiye’de 50 milyon TL’lik inşaat ihalelerini yönetiyor. Sayısız gayrimenküllerinin dışında, 500 bin sterlinin üstünde nakit parası ve milyonlarca sterlin değerinde yatırımları var. Gerek sermayesi ve iş tecrübesi ve gerekse çok güçlü dosyası (mükemmel bir iş planı, vergi dairelerinden alınmış ödüller, Türkiye’nin çeşitli belediyelerinden alınmış inşaat ihaleleri gibi) göz önüne alındığında, Ankara Anlaşmasına başvuranlar içinde bundan daha iyi bir işinsanı modeli bulunabileceğini sanmıyorum. Ancak, İstanbul Başkonsolosluğu, bu işkadınına, “İngiltere’deki iş niyetinde ciddi olduğuna ikna olmadıkları” gerekçesiyle red veriyor.

Bu işkadını, dünyanın bir çok ülkesini defalarca gezmiş bir insan. Ankara Anlaşmasına başvurduğunda, elinde halen geçerli olan 10 yıllık Amerika ve 10 yıllık İngiltere turist vizesi varmış. Dünyanın pek çok ülkesini gezmiş ve hali hazırda 10 yıllık İngiltere vizesi sahibi biri, İngiltere’de iş kurmak dışında acaba ne tür nedenleri olabilir? Bu elbetteki açılacak karşı davada (JR)  sorgulanacaktır ancak gerçekten merak ettiğim için vize memuruna sormak istiyorum. Bu işkadını İngiltere’de iş kurma niyetinde ciddi değilse, acaba hangi amaçla bu vizeye başvurmuş olabilir?

Eğer, niyeti İngiltere’ye kapak atmak olsaydı, Ankara Anlaşmasına başvurmasına gerek kalmazdı. Zaten 10 yıllık İngiltere vizesi var, istediği zaman kapağı atabilirdi.

Acaba memur, bu kişinin İngiltere’ye gittiğinde, kaçak işlerde çalışacağını veya devlet yardımlarına başvuracağını düşünmüş olabilir mi?

Eğer, vizeyi red eden memur, kaçak işlerde çalışacağını düşündüyse, emrinde en az 20 kişiyi istihdam eden birinin, garsonluk yapmak üzere İngiltere’ye gideceğinin öne sürülmesi hangi akılla açıklanabilir?

Eğer memur, ciddi servete sahip bu işkadınının İngiltere’de devlet yardımlarından yararlanmak gibi bir niyeti olduğundan şüphelendiyse, bunu hangi mantıklı bir gerekçeyle açıklayabilir?

Bu işkadını, iş planını hazırlarken çok ciddi profesyonel yardım almış olmalı ki, mükemmelin ötesinde detaylar ve analizlere yer verilmiş. Meslek hayatımda hiç görmediğim kadar detaylı olan bu iş planını dünyanın en zor bankasına götürün, 10 dakika içinde milyonlarca dolar ticari kredi alırsınız. Ancak, sözüm ona vize memuru, bu iş planını da yetersiz bulduğunu söylüyor. Ama neyi yetersiz bulduğunu açıklayamıyor.

Kamu görevi yapan memurların, ellerindeki yetkileri kötüye kullanmaları veya kendi kişisel duygularına göre karar vermelerine İngiliz hukuk dilinde “abuse of power”, yetkinin kötüye kullanılması denilir. Buna gerekli yanıt, JR – Judicial Review (Hukuki İnceleme) davası ile verilmelidir.

AR – ‘Administrative Review’ istatistikleri skandalın boyutlarını ortaya koyuyor

shutterstock_3021248831 Aralık 2015 itibarıyla, Administrative Review (idari inceleme) taleplerinden sadece 2 (evet sadece iki) tanesinin olumlu sonuçlandığı açıklandı. İçişleri Bakanlığından, Freedom of Information Request (Bilgi Edinme Özgürlüğü) yasası gereğince, bir baristerin edindiği bu bilgi, vize başvurularında insan haklarının ve demokratik uygulamaların nasıl ayaklar altına alındığını tereddütsüz ortaya koymaktadır.

Sadece iki başvurunun olumlu sonuçlanması, İngiltere İçişleri Bakanlığı vize biriminin ne kadar kusursuz (!) çalıştığını ve verilen kararların ne kadar doğru (!) olduğunu ortaya koymaktadır. Oysa, geçmiş yıllardaki istatistiklere göre, bağımsız mahkemeler karar vermeye devam ediyor olsalardı, yüzlerce vize reddi, mahkemelerde geri dönmüş olacaktı. Binlerce başvuru içinde sadece iki başvurunun olumlu sonuçlanması, insan zekasıyla alay etmektir. Madem ki yapılan başvurular ciddi olarak incelenmeyecek, neden insanların  umutlarıyla alay ediliyor? Neden vizesi red edilip hayatları alt üst edilen bu insanların zamanları boşu boşuna çalınıyor? Neden bu insanların avukat tutarak gereksiz yere masraf etmeleri sağlanıyor?

Bu istatistiki bilgi, bir kez daha Ankara Anlaşmasında kalanların kendi aralarında örgütlenip, bağımsız mahkeme hakkını geri almaları anlamında çok önemlidir. Bir kez daha belirtmek istiyorum ki, bağımsız mahkeme hakkı geri alınmadığı sürece, hiç kimsenin geleceği garanti değildir.

Administrative Review (AR) başvurularında skandal kararlar devam ediyor

shutterstock_119599219Öncelikle forum sayfalarımı yeni takip edenler için, A.R.’ın ne olduğunu belirtmemde yarar var.

İngiltere vize sisteminde, turist vizesi dışında kalan kategorilerde vizeniz red edilir ise, geçen yıla kadar göçmenlik mahkemelerine gitme hakkınız vardı. Mahkemeler, tamamen tarafsız olarak çalıştıklarından, verdikleri kararlar da tarafsız olabilmekteydi.

İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın red ettiği vize başvurularının neredeyse yarısı bu bağımsız mahkemelerden geri dönmekteydi. Bu, bakanlığın canını sıkmış olacak ki, vize başvurularındaki göçmenlik mahkemesine gitme hakkını tamamen kaldırdılar ve kamuoyundan gelecek tepkiyi azaltmak için, AR – Administrative Review yani İdari İnceleme olarak adlandırdıkları ucube bir sistemi uygulamaya aldılar. Ucube diyorum çünkü, bu sistemde bir memurun verdiği red kararına yapılacak itirazı yine aynı bakanlıkta başka bir başka memur incelemekte. Dolayısıyla red kararına yapılacak itirazlarda sonucun adil ve tarafsız olacağına inanmak saflıktan öteye gitmeyecektir.

AR-Administrative Review uygulaması, sözde daha hızlı ve adil (!) kararlar vermek üzere uygulamaya konulmuştu. Bakanlık, AR uygulamasını başlattığında, görkemli tanıtım faaliyetleriyle, kamuoyunu uyutmayı da ihmal etmemişti. Bahaneleri, uzun süren mahkeme süreçleri yerine, AR  yani idari inceleme uygulaması ile vize başvurusunda bulunanlara hızlı yanıtlar verilmesiydi.

Uygulama ilk başladığında, bu forum sayfalarımda ısrarla bunun bir kandırmaca olduğunu belirtmiş ve vize redlerinin incelenmesinin tarafsız mahkemeler yerine bakanlık bünyesindeki başka memurların insafina bırakılmasının sonucu değiştirmeyeceğini defalarca belirtmiştim. Maalesef haklı çıktım. Şimdiye kadar vize başvurusunda red alıpta, AR başvurusunda bulunanlardan -bir kaç istisna hariç- neredeyse hiç kimse olumlu bir sonuç alamadı.

Özellikle Ankara Anlaşması vizelerinde keyfi redlerle hayatı alt üst edilenlerin tek umudu olan AR-İdari İnceleme başvuruları komedi filmlerini aratmayacak saçmalıkta gerekçelerle geri çevrilmekte. AR sonuçlarından cesaret aldıklarından olsa gerek, vize memurları akla hayale sığmayan red gerekçeleri üretmekte, bu red gerekçelerine karşı yapılan itirazlardaki AR incelemesini yapan memurlar skandal kararlara imza atmakta, hukuk sistemi ayaklar altına alınmaktadır.

Türkiye’de vergi rekortmeni olmuş bir işinsanının İngiltere’de kendi işini kurma konusunda ciddi olmadığı ya da Amerika’da 500 bin dolar sermayeli başarılı bir restauran sahibinin İngiltere’de açacağı restaurantı işletecek düzeyde bilgisi olmadığı ileri sürülerek vizeleri red edilirken, yapılan AR itirazlarına bakan memurlar aynı akıl dışı yöntemlerde ısrar etmekteler.

AR başvurularında o kadar karamsar sonuçlar ortaya çıkmaktadır ki, bunlardan en belirgin olanı Ankara Anlaşmasında ilk yılını tamamlayan birine, vize memurunun tam 12 ayı tamamlamadığı gerekçesiyle 3 yıl yerine 1 yıl uzatım vermesi olmuştur. Ankara Anlaşmasında olan birinin teknik veya pratik olarak ilk yılında 12 tam aylık finansal rapor sunması imkansızdır. Durum bu halde iken ve diğer herkes 3 yıl uzatım alırken, bu kişiye neden 1 yıllık vize uzatımı verildiğine ne vize memurunun kendisi ne de AR incelemesini yapan memur yanıt verebilmiştir.

Kırmızı ışıkta geçtiği için, kalıcı oturum aşamasındaki birine -yasada böyle bir kural olmamasına rağmen- keyfi olarak red veren memurun kararına, AR dosyasına bakan memur koşulsuz sahip çıkabilmiştir. Yasada olmayan bir uygulamayı kendi kafasından uydurup, bir insan hayatıyla vicdansızca oynayan bu memurlara gereken yanıtlar elbetteki yüksek mahkemelerde açılacak tazminat davaları yoluyla verilecektir. Ancak, bu tür keyfi redlerin önüne geçebilmek için, Ankara Anlaşmasında göçmenlik mahkemesi hakkının geri kazanılması çok önemlidir. Bunun için ise Ankara Anlaşması ile İngiltere’de kalanların kendi aralarında birleşmeleri ve İçişleri Bakanlığı’nı göçmenlik mahkemesi hakkını hukuksuz kaldırdığı için mahkemeye vermeleri gerekmektedir.

Birleşip, İçişleri Bakanlığına karşı toplu dava açılmadığı sürece, keyfi redler katlanarak artmaya devam edecek ve sonuçta herkesi olumsuz etkileyecektir. Unutmayın, ayrı ayrı dava açmanın maliyeti çok yüksektir. Ancak birleşerek açılacak bir dava, masraflar paylaşıldığı için ayrı ayrı açılan davalarla kıyaslanamayacak ölçüde düşük maliyetli olacaktır.

 

 

 

Portekiz’de konut alanlara Avrupa Birliği Vatandaşlığı

iStock_000060208570_SmallPortekiz hükümetince “GOLDEN VISA” -Altın Vize- olarak tanıtılan ve 2012’den bu yana uygulanan yasal düzenlemeyle, Portekizde en az 350 bin Euro tutarında konut alanlara ilk 5 yıllık geçici oturum izninden sonra, süresiz oturum izni ve 6. yılda ise Portekiz vatandaşlığı fırsatı tanınıyor.

Bugüne kadar 3,000 civarında yabancının konut alarak, Portekiz’de oturum ve çalışma hakkı kazandığı ve ek olarak tüm schengen ülkelerinde geçerli vizeye sahip olduğu bildiriliyor. 5 yıl süreyle hem Portekizde oturum ve çalışma hakkı edinmek, hem de tüm Schengen bölgesinde vizesiz seyahat etmek isteyenler için, ALTIN VİZE uygulaması çok önemli bir fırsat olarak gösteriliyor.

Portekiz’in ALTIN VİZE uygulamasında göze çarpan özellikler şunlar:

  • Portekizde yaşama zorunluluğu yok. Konut alan herkes, yılda 14 gün Portekiz’de bulunması yeterli oluyor.
  • Konut alan kişi ve bu kişiye bağımlı aile bireyleri bu fırsattan yararlanabiliyor.
  • 350 bin Euro gibi bir rakamla çalışma ve oturum izninin yanısıra, Schengen bölgesinde geçerli vizesiz seyahat olanağı sağlıyor
  • Satın alınan konut kiraya verilerek, kira geliri elde edilebilir.
  • 5 yıl süre sonunda kalıcı oturum alınabiliyor
  • Başlangıç üstü düzeyinde Portekizce bilinmesi koşuluyla 6. yıldan sonra vatandaşlık alınabilir.
  • Portekiz, AB üyesi olduğu için Portekiz vatandaşlığı bütün AB ülkelerinde serbest dolaşım, yaşama ve barınma olanağı veriyor.

Portekiz Büyükelçiliği’nin de katkılarıyla 20 Şubat 2016’da Istanbul’da ALTIN VİZE uygulamasının açıklanacağı seminer verilecek. Seminer, Londra’dan Garth Coates Solicitors tarafından düzenleniyor ve firmanın Türkçe bilen ekibi tarafından Portekiz’in ALTIN VİZE uygulaması detaylı olarak anlatılacak.

Seminere katılım ile ilgili detaylı bilgi www.ingilterevizesi.com adresinden edinilebilir.

Yurtdışı Göçmenlik ve Çifte Vatandaşlık Seminerleri

Türkiye’de Garth Coates Göçmenlik Hukuku Avukatlık Firmasınca düzenlenen yurtdışına yerleşmeyi düşünenlere yönelik seminerler ve özel toplantıların sonuncusu 20 Şubat 2016 Cumartesi günü İstanbul’da yapılacak.

seminar

Seminer, aşağıda tam adresi verilen Marriott Otel, Şişli, Istanbul’da, 20 Şubat 2016 Cumartesi günü, saat 13:00 de başlayacak ve yaklaşık 4 saat sürdükten sonra saat 17:00 sularında sona erecektir.

Seminerde, katılımcılara çay, kahve ve kuru pasta ikramında bulunulacaktır.

SON BAŞVURU TARİHİ: 10 Şubat 2016

SEMİNER ADRESİ

Marriott Hotel
Abide-i Hürriyet Cd No:142
34381 Şişli, İstanbul

20 Şubat 2016 Saat 13:00

KONUŞMACILAR VE ORGANİZATÖR FİRMA

Garth Coates Immigration Solicitors firmasından, Garth Coates, Tamer Ulay, Çelemet Yener; One Knightsbridge Capital firmasından Craig Wheeler; Birleşik Krallık Ticaret ve Yatırım Ajansı (UKTI) ve Portekiz Hükümeti Yatırım ve Ticaret Ajansı’ndan (AICEP) birer yetkili İstanbul seminer ve toplantılarına konuşması olarak katılacaktır.

Seminerin organizatörü, Türkiye’den BERCAN TUR LIMITED ŞİRKETİ’dir.

SEMİNER KONULARI:

İngiltere Göçmenlik Hukuku, vize sistemi ve yerleşime açık olan vize türleri ile çifte vatandaşlık olanağı sunan ülkelerin vatandaşlık başvuru koşulları hakkında bilgiler verilecektir. Seminerde açıklanacak vize türleri ve vatandaşlık programları genel hatlarıyla şunlardır:

  • ECAA Aimagesnkara Anlaşması vizesi (Sadece Türk Vatandaşlarına yönelik özel yerleşim vizesi)
  • TIER 1 Investor – Yatırımcı vizesi
  • TIER 1 Entrepreneur – Girişimci/İş Kurma Vizesi
  • FAST TRACK/ÇOK HIZLI Malta vatandaşlığı edinerek, Malta Pasaportu ile tüm Avrupa ülkelerinde çalışma, yaşama ve barınma olanağı ve ABD ve Kanada gibi gelişmiş ülkelere vizesiz seyahat şansı
  • FAST TRACK/ÇOK HIZLI Portekiz’de Oturum ve Çalışma izni ve 5 yıllık AB Schengen Vizesi
  • Portekiz’de konut alarak Altın Vize (Golden Visa) ve Vatandaşlık fırsatları
  • Hızlandırılmış Malta Vatandaşlık Programı

SEMİNER ÜCRETİ

Seminerimize katılım bedeli kişi başına KDV dahil 236 TL’dir. Katılım davetiyeniz için bu ücretin en geç 10 Şubat Çarşamba gününe kadar semineri organize eden BERCANTUR firmasına ödenmesi rica olunur.

KATILIM ÜCRETİ İÇİN BANKA BİLGİLERİ

GARANTİ BANKASI
İSTANBUL ELMADAĞ ŞUBESİ
HESAP ADI: BERCAN TUR LTD ŞTİ
ŞUBE KODU – HESAP NO:   234-6601981
IBAN:TR20 0006 2000 2340 0006 6019 81

Seminere katılım için, katılım ücreti ilgili banka hesabına yatırıldıktan sonra, seminer organizatörü BERCANTUR telefonla aranılarak isim, adres ve iletişim bilgilerinizi vermeniz rica olunur.  BERCANTUR firmasına 0212 2300224 nolu telefon ile ulaşabilirsiniz.

Sadece, seminer katılım bedelini ödeyip, isim, adres ve iletişim bilgilerini BERCANTUR’a iletenlere davetiye gönderilecektir.

SEMİNER KATILIMI VE DAVETİYELER İÇİN İLETİŞİM

BERCAN TUR Seyahat Acentası: 0212 230 02 24 (Hafta içi: İlknur Hanım)
Davetiye ve Seminer Kayıt Sorumlusu: 0530 964 38 13 (Faik bey)

DETAYLI BİLGİ VE KONUŞMACI BİOGRAFİLERİ İÇİN

Seminer ve özel toplantılarımız için detaylı bilgiye www.ingilterevizesi.com/seminer.asp adresinden ulaşabilirsiniz.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 254 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: