İngiltere’den yapılan Ankara Anlaşması vizelerinde bekleme süresi kısalıyor

Eğer başvurunuzu Nisan’dan önce yaptıysanız, bu yazımın başlığı sizi heyecanlandırmasın, zira bekleme süreniz ortalama 5 veya 6 ay olarak kalmaya devam edecek. Eğer başvurunuzu 6 Nisan’dan sonra yaptıysanız,  önümüzdeki gün veya haftalarda yanıt alabilirsiniz.

İçişleri Bakanlığı, İngiltere’den yapılan Ankara Anlaşması başvuru dosyalarını 6 Nisandan önce ve sonra yapılanlar olmak üzere ikiye böldü. Amaç, bekleme süresini kısaltmak ve mahkeme hakkının kaldırıldığı yeni yönetmelik hükümlerine göre başvuruları değerlendirmeye almak. Bu arada, kendi içlerinde tuttukları istatistikleri de yenileme şansına sahip oluyorlar, zira şu anda ankara anlaşmasına başvuranların bekleme süreleri, 10 hafta olarak görünüyor.

Bu, aslında bakanlığın sürekli uyguladığı çok eski bir taktik. 3 aydan önce başvurmuş olanlar nasılsa çok beklediler, onlar daha da bekleyebilirler diye düşünülüyor.

Kısaca, şu anda dosyalar iki farklı ekip tarafından inceleniyor. Ekiplerden biri 6 Nisan’dan önce yapılmış başvuruları değerlendiriyor ve bu ekip şu an itibarıyla 20 Nisan haftasında yapılan başvuruları incelemekte. 6 Nisandan önce başvuranlara bakan diğer ekip ise, henüz Ocak ayının sonu ile Şubat ayı başındaki dosyaları incelemekle meşgul.

 

Çalışma izni ile yılda 35 bin sterlinden az kazananlara süresiz oturum verilmeyecek

6 Nisan 2016’dan itibaren, İngiltere’de çalışma izni ile kalanların, süresiz oturum izni alabilmeleri için yıllık kazançlarının en az 35 bin sterlin olması gerekecek. TIER 2 yani çalışma izni vizesi ile kalanları ilgilendiren bu değişiklik, ülkede Ankara Anlaşması ile kalanları, evlilik vizesinde olanları ve diğer vize türlerini kapsamıyor.

Bu değişiklikler sonrasında, olan her zaman bin bir zorlukla çalışıp üreten ve vergi veren ancak yeterli kazanamayan göçmenlere olacak. Örneğin hemşireler. Yıllarca gece gündüz TIER 2 vizesi ile hastanelerde çalışan, hastaların hayatını kurtaran, altlarını temizleyen ve insanları sağlıklarına kavuşturan hemşireler, hasta bakıcıları, az maaşla çalışan teknisyenler ve diğer mesleklerden binlerce kişi, yasal limit olan 5 yıl sonunda süresiz oturuım iznine başvuramadıkları gibi, bu insanların en fazla bir yıl daha kalmalarına izin verilecek ve geri dönmeleri istenecek. Gecesini gündüzüne katan bu insanlara, bir teşekkür bile edilmeyecek maalesef.

Bana, son bir kaç gün Türk toplumundan çok sayıda telefon geldi. Özellikle Ankara Anlaşmasında olanlar veya evlilik vizesinde olanlar, telaşla durumlarını sordular.

Ankara Anlaşmasında olanların kesinlikle tedirgin olmalarına gerek yok, zira 1971 den sonra olan yasal değişiklikler onları etkilemiyor. İngiltere, AB’de kaldığı sürece güvende sayılırlar.

Evlilik vizesi ve diğer vizelerde olanlar ise, şimdilik güvendeler. Bu değişiklikler, yukarıda da açıkladığım üzere sadece TIER 2 vizesinde kalanları etkiliyor.

Vizelerde mahkeme hakkının kaldırılması, keyfi vize redlerinde artışa neden oldu

İngiltere vize sisteminde, vize memurlarının verdHome offfice Logoiği keyfi red gerekçeleri sıklıkla dile getirilen şikayetlerden olmuştur. Son derece yetersiz ve haksız kararlarla vizeleri red edilen ve hayatları karartılan onbinlerce kişiye, her gün yüzlerce kişi eklenmektedir.

Eskiden tüm vize dallarında mahkeme hakkı vardı, buna turistik amaçlı vizeler de dahildi. Önce turistik vizelerdeki mahkeme hakkını kaldırdılar. Daha sonra öğrenci vizelerindeki mahkeme hakkı kaldırıldı. Çok yakın geçmişte çalışma izni vizelerindeki ve son olarak 2 ay önce, tüm vizelerdeki mahkeme hakları kaldırıldı. Bir başka ifadeyle, vizeye başvuranlar ve vizesini uzatacak olanlar, tamamen vize memurlarının insafına terkedildiler.

Turistik amaçlı veya öğrenim amaçlı İngiltere’ye gelecek olanların mahkeme haklarının kaldırılmasını bir ölçüye kadar anlayabilirim. Sonuçta İngiltere’ye gelmeden de başka ülkeleri gezebilirler veya başka ülkelerde eğitim alabilirler. Ancak, örneğin bu ülkede akrabası olanların böyle bir tercihleri yok. Onlar kesinlikle gelmek zorundalar. Torunlarının sünnetine, kızlarının düğününe ya da hastalanan oğlunu ziyarete gelmek isteyen yakın akrabalar, keyfi vize redleriyle karşılaştıklarında dünyaları yıkılıyor. Ankara Anlaşması veya çalışma izinleri ile İngiltere’de kalanların vize uzatımları yine keyfi gerekçelerle red edildiklerinde, ölmekten beter ediliyorlar.

Geçtiğimiz hafta, tamamen keyfi gerekçelerle ve hukuksuz olarak TIER 4 vizesi red edilen Afrikalı bir öğrenci bana ulaştı. Vize red gerekçelerini okuduğumda, vize memurunun kasıtlı ve görevini kötüye kullanacak şekilde red verdiğini anlamam zaman almadı. Nasılsa mahkeme hakkı yok diyerek, memurun akıllara durgunluk verecek gerekçeler üretmesini belki bir ölçüye kadar anlayabilirim ama itiraz başvusunu inceleyen bir başka memurun da aynı gerekçeleri üretmesinin nedenlerini anlayamadım. Üniversite eğitiminde son yılını tamamlamak için sadece 2 ayı olan bu öğrencinin hayatıyla oynamanın bir bedeli olduğuna inanıyorum. İşte bu yüzden, çalıştığım firma yöneticileri bu öğrenciye red veren memuru ve itiraz dosyasına bakan diğer memuru mahkemeye vermeye karar verdi. Memurlar, nasılsa mahkeme hakkı yok diye kendilerine fazla güvenmemeliler, işini bilen, hukukun sınırlarını çok iyi tanıyan Avukatlar, hiç bir zaman yılmadan haksızlıklarla mücadele etmeye devam edecekler ve ne kadar engellenirse engellensin, mahkeme kapılarını aşındırmaya devam edeceklerdir.

Ankara Anlaşması vizelerinin kaderi, Avrupa Birliği oylamasının sonucuna bağlı

İktidardaki Muhafazakar Parti, ülkenin Avrupa Birliği’nden ayrılmasını KEurope2017’ye kadar halk oyuna sunacağını, Mayıs ayındaki seçimlerde partinin seçim beyanında yer vermişti. Kraliçe 2. Elizabeth, yeni seçilmiş parlamentonun açılışında, hükümetin hedeflerini açıklarken, Avruıpa Birliği oylamasının en geç 2017 sonbaharına kadar tamamlanacağını, bu halk oylamasının sonucuna göre, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılıp ayrılmayacağına karar vereceğini bildirdi.

İngiltere’deki bu halk oylaması ne anlama geliyor?

Hükümet, bu halk oylaması ile Birleşik Krallığın, Avrupa Birliği’nde kalıp kalmamasına karar verecek. Referandumda oylamaya katılanların yarıdan fazlası, AB’ye ‘evet’ derse, İngiltere Avrupa Birliği’nde kalmaya devam edecek. Referandum sonucu ‘hayır’ çıkarsa, İngiltere Avrupa Birliği’nden ayrılabilecek. Referandum sonucu ne çıkarsa çıksın, son kararı tabii ki hükümet verecek. Yani, halk oylamasının sonucu HAYIR çıksa dahi, İngiliz Hükümeti AB’de kalmaya devam edebilir.

Peki, bu halkoylamasının Ankara Anlaşması ile ne ilgisi var?

Ankara Anlaşması vizesi, İngiltere’nin Avrupa Birliği’ne olan yükümlülüklerinin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Sadece Ankara Anlaşması değil, Avrupa Birliği üyesi olarak, İngiltere’nin AB hukukundan doğan çok önemli başka yükümlülükleri de bulunuyor. Örneğin, AB vatandaşlarının ve aile bireylerinin ülkedeki durumları, AB insan hakları yasaları gibi.

AB’den ayrılması durumunda, İngiltere’nin AB hukukundan doğan yükümlülükleri de bitecek. Yani, AB vatandaşları ve bunların aile bireyleri artık İngiltere’de çalışamayacak, uzun süreli barınamayacak ve devlet yardımlarından yararlanamayacak. Mal ve kişilerin serbest dolaşımı ile ilgili yasal yükümlülükler sona ereceği için, sadece kişilerin değil, malların da serbest dolaşımı kalkacak. Bir başka ifadeyle, Fransa’dan İngiltere’ye yanında içki veya sigara getirenler artık gümrük vergisi ödeyecek.

Aynı durum, Ankara Anlaşması vizesi ile İngiltere’de yaşayanlar için de geçerli. AB yükümlülüklerinin kalkması ile, Ankara Anlaşması vizesi de sona erecek. İngiltere’de Ankara Anlaşması vizesi ile vize uzatmak veya iş kurmak artık mümkün olmayacak.

Ankara Anlaşması vizesi ile İngiltere’de bulunanların durumu ne olacak?

Eğer referandum sonucu ayrılık yönünde olursa, İngiltere’nin AB’den ayrılması ile birlikte Ankara Anlaşması ile İngiltere’de kalanların vizelerinin ne olacağına, o tarihte hükümet karar verebilecek. Bununla ilgili bir kaç senaryo söz konusu.

  • İngiltere’nin AB’den ayrıldığı tarihte geçerli bir Ankara Anlaşması vizesine sahip olanların, vizelerinin bitiş tarihine kadar ülkede kalmalarına izin verilebilir
  • Vizeleri olsa dahi ülkeden belli bir süre içinde ayrılmaları istenebilir
  • Durumlarına tek tek bakıp, geçici bir yasal düzenleme ile bunların kalıp kalmayacaklarına bireysel bazda ve yaptıkları işe, personal istihdam edip etmediklerine ve ödedikleri vergilere göre karar verilebilir

Benim kişisel görüşüm, eğer hükümet, AB’den çıkmak gibi son derece radikal bir karar alırsa, Ankara Anlaşması vizesi sahiplerinin 1-2 ay içinde ülkeden ayrılmalarını isteyecektir. AB’den ayrılmak, bir bakıma gemileri yakmak olacaktır ve sadece Ankara Anlaşması ile ülkede kalanların değil, AB yasalarından yararlanarak kalan diğer yabancıların da bir an önce ülkeden ayrılmaları istenebilir.

Peki, İngiltere gerçekten AB’den ayrılır mı?

Kişisel görüşüme göre HAYIR. İngiltere’nin AB’den ayrılması, uluslararası arenada tamamen yalnızlaşması ve ekonomisinin iflasa sürüklenmesi anlamına gelecektir. AB’den ayrılması durumunda, İngiltere’deki çok uluslu şirketler merkezlerini başka bir AB ülkesine taşıyacaklar, işsizlik çift haneli rakamlara çıkacaklar ve enflasyon katlanarak ülke ekonomisini krize sürükleyecektir.

Bizzat Başbakan David Cameron ve iktidardaki muhafazakar partideki aklı başında bakanlar ve milletvekilleri bunun farkındalar. Daha şimdiden, Başbakan Cameron, parti içinde lobi çalışmalarıyla milletvekillerinin halkı ikna etmelerini istiyor. Yani AB üyeliğine devam  yönünde uğraş vermekte. Hatta, İngiliz gazeteleri, referandumda AB’ye hayır diyecek bakanların, Başbakan Cameron tarafından azledileceklerini de yazdılar.

Sadece iktidar partisi değil, aynı zamanda ülkedeki 2 önemli muhalefet partisi, İşçi Partisi ve Liberal Demokrat Parti, İngiltere’nin AB’den ayrılmasının intihar olacağını açıkladılar. Muhalefet, daha şimdiden, AB’ye EVET kampanyası için kolları sıvamış durumda. Görünen o ki, sadece ırkçı UKIP partisi ve iktidardaki muhafazakar partinin bazı milletvekilleri dışında AB’den ayrılmak isteyen fazla milletvekili yok.

Bazı anket şirketlerinin yaptığı anketler de, sonucun AB’ye EVET olacağına işaret ediyor. Ülkede ekonomistler, aydınlar ve önemli politikacılar (buna bizzat Kraliçe Elizabeth ve Başbakan Cameron da dahil) ve muhalefet partileri İngiltere’nin AB’de kalması gerektiğini çok iyi biliyorlar ve hemen her yerde görüşlerini açıkça dile getiriyorlar.

O zaman neden referanduma gidiliyor?

Amaç, İngiltere’deki milliyetçi oyların ırkçı partilere kaymasını engellemek. Muhafazakar parti, referandum söylemi sayesinde oylarını ciddi oranda arttırdı ve seçimlerden tek başına iktidar çıktı. Başbakan’ın bizzat kendisi AB yanlısı olmasına rağmen, referanduma giderek milliyetçi kesimin beklentilerine cevap vermek istiyor.

Trafikte hız limitini aşmak, vizenizin red edilmesine neden olabilir

Suçluların rehabilitasyonuna yönelik olan 1974 yasasında yer alan ‘suçluların rehabilitasyonu sürelerinin’ Aralık 2012’de dcğiştirilmesi, Birleşik Krallıkta bulunan göçmenlere biraz olsun nefes aldırdı.

1974 yasasının baz alındığı 2012 öncesi vize başvurularında, suçlardan daha çok, rehabile olacakları yani bir daha o suçu işlemeyeceklerinin varsayıldığı bekleme süresi baz alınmaktaydı. 2012’deki değişiklik, suçun türüne göre daha mantıklı ve daha kısa rehabilite süreleri getirdiği için, bu göçmenlerin lehine oldu.

2012’deki değişiklikler, çok karmaşık olan 1974 yasasını basite indirgiyor. Kısaca açıklamak gerekirse, aşağıdaki kapsama girenlerin vizeleri  (rehabilite süreleri tamamlanmadıkça) uzatılmayacak veya süresiz oturum izinleri onaylanmayacaktır. Halen süresiz oturum izni sahibi olanlardan aşağıdaki kapsama girenlere ise, vatandaşlık hakkı tanınmayacaktır.:

– 4 yıl ve üzerinde hapis cezası alanlar (Rehabilitasyon süresi: Ömür boyu)

– 1 yıl ve üzerinde hapis cezası almış ve cezasının bitmesinden itibaren 15 yılı tamamlamamış olanlar (Rehabilitasyon süresi: 15 yıl)

– 1 yıldan daha az hapis cezası almış ve cezasının bitmesinden itibaren 7 yılı tamamlamamış olanlar (Rehabilitasyon süresi: 7 yıl)

– (Hapis cezası almadan) Mahkemede suçlu bulunan veya mahkemede suçunu kabul etmiş olan veya mahkemece suçundan dolayı para cezasına mahkum edilen veya mahkeme dışı hapis cezası gerektirmeyen suçlardan dolayı suçlu bulunmuş olanlardan suçlu bulundukları tarihin üzerinden 2 yılı tamamlamamış olanlar. (Rehabilitasyon süresi: 2 yıl)

Örnekle açıklamak gerekirse:

Kırmızı ışıkta geçmekten veya hız limitini aşmaktan çıkarıldığınız mahkemece suçlu bulundunuz ve 100 sterlin para cezasına çarptırıldınız. Bu durumda mahkeme kararının üzerinden rehabilitasyon süresi olan 2 yıl geçmedikçe, yapacağınız her tür vize ve vatandaşlık başvurusu red edilebilir. Mahkeme kararının üzerinden 2 yıl geçtikten sonra, o suçu hiç işlememiş gibi kabul edilirsiniz ve vize başvurunuzda sorun çıkmaması gerekir.

2012 değişikliklerinden önce bu süre 2 yıl değil, 5 yıl idi. Bu, çok basit anlamda değişikliklerin göçmenler lehinde olduğunu göstermektedir.

Ankara Anlaşmasında son durum

Son 2 haftadır ara verilen dosyaların incelenmesine, 1 Haziran Pazartesi itibarıyla yeniden başlandığını müjdeleyebilirim. Peki, acaba Ankara Anlaşmasında neler oluyor veya ne olacak?

7 Mayıs seçimlerinden sonra işbaşı yapan muhafazakar parti, tek başına iktidara gelmenin verdiği güçle, göçmenlik sorunu üzerine tüm güçleriyle gideceklerinin işaretlerini vermeye başladı. Bir başka ifade ile, Ankara Anlaşmasında mahkeme hakkının kaldırılmasıyla başlanan süreç hızlanarak artacak, yeni yeni kısıtlamalar söz konusu olabilecektir.

Görüştüğüm üst düzey yöneticilere göre, Ankara Anlaşmasında işini gerçekten yapanların ve para kazanıp vergi ödeyenlerin korkmalarına gerek yok. Sonuçta katma değer üretip, vergi ödedikleri için ve hatta bazıları eleman istihdam ettikleri için, ne şimdi ne de ilerde sorun yaşayacakları düşünülmüyor.

Ancak, iş yapıyor gibi görünüp, gerçekte bir işyerinde eleman olarak çalışanların sorun yaşayabilecekleri söyleniyor. İçişleri Bakanlığı, iş yapmayıp işçi olarak çalışanların belirlenmesi için katı bir izleme politikası izleyecektir. Hatta, süresiz oturum izni veya vatandaşlık almış olsalar bile, göçmenlik statüsünü hileyle elde ettikleri ileri sürülerek, vizeleri veya hatta vatandaşlıkları iptal edilebilecek. Buradan, bir kez daha ortalık yerde, övünülecek bir iş yapmış gibi herkese açık açık, gerçekte iş yapmadıklarını ve uydurma evraklarla vizelerini aldıklarını söyleyenlerin hedef tahtasında olabileceklerin belirtmek isterim.

 

Ankara Anlaşması yönetmeliğinde dikkat çeken ifadeler

İngiltere İçişleri Bakanlığının (Home Office) Ankara Anlaşması vizelerine bakan vize memurlarına yönelik olarak hazırladığı yeni yönetmelikte, Sayfa 8’de Eligibility of Entry Clearance (giriş vizesi icin uygunluk) başlığı altında, şu ifadeler dikkati çekiyor:

The following requirements for entry clearance for those coming to join an established business are in paragraph 31 of HC509:

  • the applicant is bringing money of their own to put into the business
  • the applicant will be able to bear their share of the liabilities
  • the share of the profits will be sufficient to support them and their dependants
  • the applicant will be actively concerned in the running of the business
  • there is a genuine need for their services and investment
  • the accounts of the business for previous years must be produced.

Yukarida bold olarak belirttiğim ifadeler, önceki yönetmeliklerde de yer almaktaydı. Ancak, özellikle mahkeme (appeal) hakkının kaldırılmasından sonra, bu ifadeler önem kazanmakta, zira bu maddelerin yorumu, kişiye göre değişebilmekte. Vize memurlarının genel olarak red verme niyetinde oldukları gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, bu iki maddeye yanıt olacak şekilde, yani memurun yorum yapmasına mahal bırakmayacak şekilde başvuru evraklarının hazırlanması gerekecektir.

the applicant will be actively concerned in the running of the business (Başvuran, işin yürütülmesinde aktif olarak rol oynamalıdır).

Bu ifade ile, Ankara Anlaşmasından yararlanacak olanların, iş kuracaklarını veya bir işe ortak olacaklarını öne sürerek, anlamadıkları veya işin yürütülmesinde söz sahibi olmadıkları iş türleri üzerinden İngiltere’de kalmalarının önü kesilmeye çalışılmaktadır.

Aslında, yapılmak istenen, İngiltere’deki tanıdıklar üzerinden bir işyerini göstermelik sahiplenen kişilerin engellenmesidir. Örneğin: Kuaförlük mesleğinden hiç anlamayan, İngilizce bilmeyen ve daha önce hiç bir iş deneyimi olmayan birinin, İngiltere’de yaşayan amcasının kuaförlük dükkanını devir almasıyla, İngiltere’ye yerleşmesi engellenmeye çalışılacaktır. Daha da açık bir örnek vermek gerekirse, İngiltere’de kuaför dükkanı olan Murteza beyin, Karaman’da liseden yeni mezun olan işsiz yeğeninin İngiltere’ye gelmesini sağlamak amacıyla, dükkanını yeğeninin üzerine yapması engellenmektedir. Kuaförlük üzerine bir işyeri açmak için, elbette kişinin mutlaka kuaför olması gerekmez. İşyeri açan kişi, yeterli bilgi ve deneyime sahip kuaför istihdam ederek de, kuaför dükkanı açabilir. Ancak meslekten anlamıyorsa bile kuaförlük işini bir girişimci olarak yapabileceğini, en azından işin yönetilmesini ve günlük işlerin yürütülmesini sağlayacak düzeyde ingilizce bildiğini, personal istihdam etmede, iş kurmada ve iş yönetmede önceden tecrübesinin olduğunu ispatlamak zorunda kalacaktır.

there is a genuine need for their services and investment (Başvuranın iş gücüne ve yatırımına gerçekten ihtiyaç olmalıdır)

Bu aslında, ortaklık kuracakları ilgilendiriyor. Yatırıma ihtiyaç duymayan bir işyerine ortaklığın, iş dünyasının doğasına aykırı olduğu bir gerçektir. Sırf birilerinin İngiltere’de kalmasını sağlamak veya o işyerinde çalışma izni ile uğraşmadan rahatlıkla çalışmasının önünün açmak amacıyla, göstermelik ortalıklar, maalesef Ankara Anlaşmasında kullanılan en önemli yollardan biri olmuştur. Yine örnek vermek gerekirse, Londra’da kebap dükkanı olan Ahmet bey, işyerinde eleman sıkıntısı çekmekte ve yanında ucuza çalıştıracağı pideci bulamamaktadır. Aksaray’da bir pidecide çalışan kuzenini işyerine ortak ederek, İngiltere’ye getirmek istemektedir. Bu, gerçek olmayan bir ortaklıktır. Amaç, hem kuzeninin İngiltere’de kalmasını sağlamak, hem de ucuza iş gücü edinmektir. Bunu önlemek için, vize memuru, işyerinin gerçekten bir ortağa ve sermayeye ihtiyaç duyup duymadığını dikkatlice inceleyecektir.

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 145 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: